Anlaşmalı Boşanma Davası, Çekişmeli Boşanma Davası, Nafaka, Velayet, Maddi Tazminat ve Manevi Tazminat

Boşanma davası, 4271 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddelerinde sınırlı sayıda belirtilen nedenlerle açılan; tarafların evlilik birliğini sonlandırma taleplerini içeren ve sonuca bağlayan bir dava türüdür.

4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma nedenleri şu şekildedir;

  • Anlaşmalı Boşanma
  • Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması
  • Akıl Hastalığı
  • Terk
  • Yüz Kızartıcı Suç İşlenmesi
  • Eşe Çok Kötü Muamele
  • Hayata Kast
  • Zina
  • Fiili Olarak Ayrı Yaşama

Boşanma davası da diğer davalar gibi dilekçenin hazırlanarak dava açılması ile başlar ve diğer hukuk davalarında olduğu gibi dilekçeler aşaması, ön inceleme aşaması, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, karar verilmesi, gerekçeli kararın yazımı ve taraflara tebliği ile kanun yollarına başvurular da yapıldıktan sonra kararın kesinleşerek nüfus kaydının verilen karara göre işlenmesi ile sonuçlanacaktır.

Boşanma davası ve boşanma davasının fer’ileri (nafaka, velayet vs) kapsamında yapılacak yargılamanın boşanma davalarında uzmanlaşmış bir avukat tarafından takip edilmesi gerek usulü işlemlerinizin süresi içerisinde yapılması için gerekse de hak kaybı yaşamamanız için yararınıza olacaktır. Ancak hukukumuzda, mahkemelerdeki işini herkes asil olarak takip etme hakkına sahip olduğu için tercih hakkı yine taraflara düşmektedir.

Boşanma davasını hangi tarafın açtığının herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Nitekim halk arasında davayı açan kişinin boşanmaya sebebiyet veren taraf olarak görüleceği düşünülmekle beraber bu düşünce yanlıştır. Boşanma davalarında asıl ve önemli olan husus dava açan kişinin iddialarını ispat edebilmesidir. Nitekim taraflardan birisi boşanma davası açtıktan sonra diğer taraf da davaya cevap süresi içerisinde karşı dava açabilmektedir.

Boşanma davası, dilekçenin hazırlanması ile harcı da yatırılarak Aile Mahkemesinde, Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılabilecektir. Dava, davayı açan tarafın ikametgah mahkemelerinde, davanın karşı tarafının ikametgah mahkemelerinde veya her iki tarafın son 6 ayda birlikte ikamet ettiği yer mahkemelerinde açılabilecektir.

Dava dilekçesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda sayılan hususları içerecek şekilde, usule uygun olarak hazırlanmalıdır. Aksi takdirde davanın reddine veya açılmamış sayılmasına karar verilebilecektir.

Boşanma davaları çekişmeli ve anlaşmalı olarak ikiye ayrılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için tarafların en az 1 yıldır evli olmaları öncelikle aranan şarttır. Evlilik süresi 1 yıldan az olan eşler anlaşmalı boşanma yolunu tercih edemeyecektir. Bu şartı sağlayan taraflar ise anlaşmalı boşanma davası açabilecektir. Anlaşmalı boşanma davası duruşmasında tarafların da hazır olarak bulunması şarttır. Yani davanın tarafları vekil aracılığı ile temsil edilemeyecek, mahkemede hazır olarak boşanma iradelerini özgür bir şekilde hakime bildirmeleri gerekecektir.

Çekişmeli boşanma davasında ise, taraflar vekil aracılığı ile temsil edilebilecek olduğundan duruşmalarda hazır bulunmalarına gerek olmamaktadır.

Boşanma davası ile birlikte, (talep halinde) maddi ve manevi tazminata, nafakaya, velayete karar verilebilmektedir.

Velayet hususunda çocuğun üstün yararına göre karar verilmektedir. Bu kapsamda 12 yaşından büyük çocuklara hangi ebeveyni ile yaşamak istediği de sorulmaktadır. Velayete karar verilirken, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, çocukla ilgilenme potansiyeline, çocuğun cinsiyetine, çocuğun yaşına ve ana babanın çocukla ilişkisine ve gelişimine katkısına bakılarak çocuğun hangi tarafta kalması yararına olacaksa ona göre karar verilmektedir.

Nafaka ise yoksulluk, iştirak ve tedbir nafakası olarak ayrılmaktadır. Tedbir nafakası, henüz daha yargılama devam ederken hükmedilen nafakadır. İştirak nafakası, davanın sonucunda verilen kararda çocuğun bakımı için hükmedilen; yoksulluk nafakası ise yine davanın sonunda verilen karar ile birlikte yoksulluğa düşen eş için hükmedilen nafaka türüdür. Nafakaya hükmedilirken, tarafların ekonomik sosyal durumlarına ve güncel ekonomik verilere dikkat edilecektir.

Boşanma ile beraber talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinde karar verilirken ise, boşanmaya kusuruyla sebep olan tarafın aleyhinde; her iki tarafında kusur durumları ve ekonomik sosyal durumları incelenerek karar verilecektir. Manevi tazminat boşanmaya neden olan hususlarda hem kusursuz ya da az kusurlu olmasından hem de  tarafın kişilik haklarını da zedelemesinden ileri gelmektedir. Ancak manevi tazminat, lehine hükmedilen için zenginleşme aracı olamayacağı gibi, aleyine hükmedilenin de mahvına neden olmamalıdır.

Maddi tazminatta ise, talep eden taraf; evlilik ve boşanma nedeniyle maddi zarara uğradığını, kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olduğunu da ispatlamalıdır. Verilecek karar yine tarafların ekonomik sosyal durumları ile kusur durumları da değerlendirilerek verilecektir.

Boşanma, nafaka, velayet ve tazminat kararı verildikten sonra kanun yollarına başvurulabilecektir. Boşanma kararının nüfusa kaydı için kararın kesinleşmesi beklenecektir. Kararın kesinleşmesinin ardından mahkemece nüfus müdürlüğüne yazılacak bir müzekkere ile boşanma kararı nüfus kayıtlarına da işlenecektir.